ForumSitesi
Geri git   ForumSitesi > İslamiyet-Türk Dünyası > Dini Konular > İslam-İslamiyet

İslam-İslamiyet İslamiyeti içinizde yaşadıkça bizimle paylaşın

Hz. Muhammed (Sav)in Çocuklarla İlgili Hadisleri konusu , Hz.Muhammed (s.a.v) in çocuklarla ilgili hadisleri Peygamberimizin şefkatinin en canlı örneğini çocuklar üzerinde görüyoruz Peygamberimizin çocuklara olan şefkati ve sevgisi bambaşkaydı Bir çocuk gördüğü zaman Peygamberimizin mübarek yüzünü neşe ve ..
Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Hz. Muhammed (Sav)in Çocuklarla İlgili Hadisleri
Cevaplar
0
Sonraki Konu
Sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
283
Önceki Konu
Önceki Konu
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By yolcu

Yeni Konu aç Cevapla
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 09-19-2013, 15:33 #1
Administrator
 yolcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 07-10-06
Üye No: 3
Yaş: 53
Mesajlar: 34.281
Konular: 24068
Mesleği: İşletme - Muhasebe - Maliye ve Yöneticilik
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı : 51478
Aldığı Teşekkür: 367
Ettiği Teşekkür: 88
Standart Hz. Muhammed (Sav)in Çocuklarla İlgili Hadisleri

Tüm filmli fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

Hz. Muhammed (Sav)in Çocuklarla İlgili Hadisleri
Hz.Muhammed (s.a.v) in çocuklarla ilgili hadisleri


Peygamberimizin şefkatinin en canlı örneğini çocuklar üzerinde görüyoruz Peygamberimizin çocuklara olan şefkati ve sevgisi bambaşkaydı

Bir çocuk gördüğü zaman Peygamberimizin mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplardı Onu tutar, kollarının arasına alır, kucaklar, okşar, sever ve öperdi

Gördüğü ve karşılaştığı her çocuğa selâm verir, halini hatırını sorardı Binekli bulunduğu zaman çocukları atın terkisine alır, gidecekleri yere kadar götürürdü Çocuklarla arkadaşça konuşur, onların yanında çocuklaşır, anlayış seviyelerine göre sohbet eder, öğütler verirdi

Çocuklarla o kadar içice olmuştu ki, bir defasında yarış yapan çocukları görmüştü de, onların neşesine katılmak için birlikte koşmuştu

Peygamberimiz özellikle kendi çocuk ve torunlarına çok düşkündü Onlar için şefkatli bir baba, merhametli bir dedeydi

Hz Enes diyor ki:

"Çoluk çocuğuna Peygamberimizden daha şefkatli bir kimseyi görmedim Oğlu İbrahim'in—Medine'nin— Avali semtinde oturan bir süt annesi vardı Beraberinde ben de bulunduğum halde Resulullah sık sık oğlunu görmeye giderdi Varınca, demircinin duman dolu evine girer, oğlunu kucaklar, koklar, öper ve bir süre sonra da dönerdi"

Peygamberimiz, kızı Fatıma'yı çok severdi Bir sefere çıkacağı zaman en son ona uğrar, dönüşünde ise önce onun yanma giderdi

Hz Fatıma babasını ziyarete geldiğinde ise, Peygamberimiz sevgili kızını karşılamak için ayağa kalkar, alnından öper ve yanına oturturdu

Hazret-i Fatıma'nın iki oğlu vardı: Hasan ve Hüseyin Peygamberimiz bu torunlarım çok severdi Onları kucağına alır, omuzuna çıkarır, okşar, sırtında taşır, oyun oynar, isteklerini yerine getirirdi

Peygamberimiz dünyasını değiştirdiğinde Hz Hasan 7, Hz Hüseyin 6 yaşındaydı Yani Peygamberimiz hayatta iken Hasan ve Hüseyin çok küçük yaşlarda idiler

İşte Peygamberimizin iki torununun şahsında çocuklara gösterdiği sevgi ve şefkat örnekleri:

Bir gün Peygamberimiz minberde hutbe okurken Hasan ve Hüseyin'in düşe kalka mescide girdiklerini görür Konuşmasını yarıda keserek aşağı iner, onları tutar, bağrına basar

"Cenab-ı Hak, 'Mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihan vesilesidir' buyururken ne kadar doğru söylemiştir Onları görünce dayanamadım" dedikten sonra konuşmasına devam etti

Hz Enes de kendi gördüklerini şöyle dile getiriyor:

"Peygamberimizi hutbe okurken gördüm, Hasan dizinin üstündeydi Ne söyleyecekse halka söylüyor, sonra eğilip çocuğu öpüyor ve 'Ben bunu seviyorum' diyordu"

Ebû Said anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz secdede iken torunu Hasan geldi, sırtına çıktı Peygamber Efendimiz de onun elinden tuttu ve ayağa kalktı Tekrar rükûa varıncaya kadar onu sırtında tuttu Rükûdan kalktıktan sonra bıraktı ve çocuk gitti"

Hz Zübeyir anlatıyor:

"Bir gün gözümle gördüm Peygamber Efendimiz secdede iken Hasan geldi, sırtına bindi Çocuk kendiliğinden ininceye kadar Peygamber Efendimiz de onu indirmedi Peygamber Efendimiz namazda iken bacaklarını açar, Hasan da bir taraftan girer, öbür taraftan çıkardı"

Abdullah bin Mes'ud anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz namaz kılarken secdeye varınca Hasan ve Hüseyin geldiler, sırtına bindiler Oradakiler karışmak isteyince, Peygamber Efendimiz onlara karışmamaları için işaret etti Namaz bittikten sonra da kucağına aldı ve şöyle buyurdu:

"Kim beni seviyorsa, bunların ikisini de sevsin"

Enes bin Mâlik anlatıyor:

"Bir defasında Peygamber Efendimiz secdede iken Hasan ve Hüseyin geldiler, sırtına çıktılar İninceye kadar Peygamberimiz secdeyi uzattı

"Oradakiler sordu:

"Yâ Resulallah, secdeyi uzatmış olmadınız mı?"

"Peygamber Efendimiz buyurdular ki:

"Oğlum sırtıma çıkınca acele etmekten çekindim"

Katâde anlatıyor:

"Bir defasında Peygamberimiz, kızı Zeynep'ten olan torunu Amame kucağında olduğu halde yanımıza geldi O şekilde namaza durdu Rükûa varırken çocuğu yere bırakıyor, kalktığı zaman da kaldırıyordu"

Bu hususta bir başka Sahabî de şöyle anlatıyor:

"Hz Hasan ve Hüseyin sırtında olduğu halde Peygamber Efendimiz camiye geldi Öne geçti, çocuğu sağ yanına bıraktı Namaza durdu Peygamberimiz secdeye vardı Secdeyi o kadar uzattı ki, cemaat arasından başımı kaldırdım, baktım Bir de ne göreyim? Peygamberimiz secdede, çocuk sırtına çıkmış duruyor Tekrar döndüm, başımı secdeye koydum Namaz bitince halk sordu:

"Yâ Resulallah, bu namazda öyle uzun bir secde yaptınız ki, şimdiye kadar sizden böyle bir şey görmedik Bu şekilde hareket etmeniz mi emredildi, yoksa bir vahiy mi aldınız?"

"Hayır, bunların hiçbiri olmadı Ancak oğlum sırtıma çıkmıştı, kendiliğinden ininceye kadar acele ettirmeyi uygun görmedim"

Ebû Hüreyre anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz bir gün bir omuzunda Hasan, diğer omuzunda Hüseyin olduğu halde geldi Yanımıza varıncaya kadar bir onu öpüyor, bir de diğerim öpüyordu"

"Yâ Resulallah, anlaşılan onları çok seviyorsunuz" dedik

"Evet, severim Kim onları severse beni sevmiş, kim onlara kin tutmuşsa, bana kin tutmuş olur" buyurdular

Peygamberimiz bir yere davet edilmişti Yolda Hz Hüseyin'i gördü Hüseyin kollarını açıp koşarak dedesine geleceği anda birdenbire yön değiştirip bir tarafa kaçtı Bu hareketi birkaç defa tekrarladı Peygamberimiz de peşinden koşuyordu Sonunda yakaladı, bağrına bastı:

"Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim" buyurdu

Bazen Hz Hasan'ı da omuzuna alır ve "Allah'ım bu çocuğu seviyorum, Sen de onu sevenleri sev" buyururdu

Peygamberimiz çocukları memnun etmek için dediklerini yapar, onların kalbini kazanırdı

Bir seferinde Hz Hasan'ı omuzuna almış, gidiyordu Bir adam kendisini bu halde görünce, Hasan'a;

"Ey çocuk, bindiğin binek ne güzeldir" dedi

Peygamberimiz de cevap verdi:

"O da ne güzel binicidir"

O bir peygamber olduğu halde omuzunda çocuk taşımaktan utanç duymuyor, bununla iftihar ediyordu

Peygamberimiz çocuklara o kadar şefkatli ve hoşgörülü idi ki, bebekler ve küçük yaştaki çocuklar kucağını ıslatsalar dahi onları anlayışla karşılar, işlerini bitirinceye kadar kendi hallerine bırakırdı

Peygamberimizin torunu Hüseyin, sütannesi Ümmü-fadl'ın yanındaydı Bir defasında Peygamberimiz Hüseyin'i görmeye gitti Ümmüfadl der ki:

"Hüseyin'i emziriyordum Resulullah yanıma geldi Çocuğu istedi, verdim Çocuk hemen üzerine akıttı Almak için elimi uzattım 'Çocuğun işemesini kesme'dedi Sonra bir bardak su istedi ve çocuğun ıslattığı yere döktü"

Peygamber Efendimiz çocukların ağlamalarına dayanamaz, onların susturulmasını, yorulmamasını isterdi Sevgisi ve şefkati çocukların ağlamasına dahi müsaade etmezdi

Hanımlarını sıkı sıkıya tembih eder, Hüseyin'den söz ederek, "Bu çocuğu ağlatmayın" der, ağlayan çocuğun susturulması konusunda da şöyle buyururdu:

"Kim ağlayan çocuğunu susturuncaya kadar gönüllerse, Cenab-ı Hak ona Cennette memnun olacağı kadar nimet verir"

Öyle ki, bazen ağlayan bir çocuk sesi duysa namazını bile kısaltır, annenin çocukla meşgul olmasına imkân verirdi

Peygamberimiz Mescitte namaz kıldırırken cemaatte çocuklu anneler de bulunurdu

Sahabîlerin bu husustaki anlatımı şöyle:

"Resulullah bize sabah namazını kıldırmıştı Namazda iki kısa sûre okudu Namaz bitince Ebû Said el-Hudrî sordu:

"Yâ Resulallah bugün daha önce yapmadığınız bir şekilde namazı kısa kıldırdınız"

"Peygamberimiz şöyle açıkladı:

"Geride kadınlar safındaki çocuk sesini duymadın mı? Annesinin onunla ilgilenmesini temin edeyim dedim"

Çocuğa en çok annesi şefkat gösterir Bir hadis-i şerifte annenin çocuğuna gösterdiği şefkatten dolayı büyük sevap kazanacağı müjdelenir Olay şöyle gelişir:

Bir gün fakir bir kadın iki kızı ile Hz Âişe'yi ziyarete gelmişti Hz Âişe de evde onlara ikram için bir tek hurmadan başka verecek bir şey bulamamıştı O hurmayı anneye verdi Anne de hurmayı ikiye bölerek çocuklarına yedirdi Hz Âişe bu durumu Peygamberimize anlatınca, Peygamberimiz o kadın için şu müjdeyi verdi:

"Çocukları hakkıyla sevmek ve onları korumak, Cehennemden kurtuluşa vesiledir"

Peygamberimiz, çocuklara olan şefkatinde bir ayırım gözetmezdi Kendi çocuklarına ve torunlarına gösterdiği aynı sevgi ve merhameti, diğer Sahabî çocuklarına da gösterirdi

Peygamberimizin hizmetçisi Hz Zeyd'in oğlu Üsame anlatıyor:

"Resulullah bir dizine beni, bir dizine de torunu Hasan'ı oturtur; sonra ikimizi birden bağrına basar ve 'Ya Rabbi, bunlara rahmet et Çünkü ben bunlara karşı merhametliyim' diye dua ederdi"

Bazı kimseler, Peygamberimizin Sahabî çocuklarını okşayıp öpmesini garip karşılıyorlardı Kendilerinde pek olmayan bu güzel huyun, en güzel bir şekilde Peygamberimizde görülmesini tam olarak anlayamıyorlardı

Bir defasında Akra bin Habis, Peygamberimizi, Hz Hasan'ı öperken gördü ve şöyle dedi:

"Benim on çocuğum var Şimdiye kadar hiçbirini öpmedim"

Bunun üzerine Peygamberimiz, "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz" buyurdu

Yine bir gün bedevinin birisi gelerek Peygamberimize, "Yâ Resulallah, siz çocukları öper misiniz? Biz onları öpmeyiz" dedi

Böyle bir suale Peygamberimiz, "Allah senin kalbinden merhamet duygusunu almışsa ben ne yapabilirim?" buyurdu

Peygamberimiz merhamet ve şefkat duygusunun en açık görüldüğü yerin, böylece çocuk sevgisinde ve onlara gösterilen şefkatte bulunduğunu belirtiyordu

Çocuğu sevip öpmenin çok büyük bir sevap olduğunu da Peygamberimizden öğreniyoruz:

"Çocuklarınızı çok öpün Çünkü her öpücük için size Cennette bir derece verilir ki, iki derece arasında beşyüz senelik mesafe vardır Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin defterinize sevap yazarlar"

Peygamberimiz çocuklara gösterdiği şefkatte din ayırımı yapmazdı

Bir Yahudinin çocuğu hastalanmıştı Bunu duyan Peygamberimiz çocuğu ziyarete gitti Ona Müslüman olması için telkinde bulundu Çocuk, Müslüman olmak için babasından izin istedi Babası müsaade etti ve çocuk Müslüman oldu

Peygamberimizin barış zamanındaki bu güzel davranışı savaş esnasında da devam ederdi Savaş sırasında çocukların öldürülmemesini öğütler, onlara iyi davraınlmasını tembih ederdi

Bir savaş esnasında birkaç çocuk iki tarafın arasında kalmış ve öldürülmüşlerdi Peygamberimiz bu hadiseye çok üzüldü

Sahabîler, "Ya Resulallah, onlar müşrik çocuklarıdır, niçin üzülüyorsunuz?" diye sordular

Peygamberimiz, "Onlar doğdukları gibi duruyorlar Sakın çocukları öldürmeyin, aman çocukları katletmeyin Her can ilk yaratılışta tertemizdir" buyurarak konuya dikkatlerini çekti

Çünkü, çocukların babası gayr-i müslim de olsa, kendileri erginlik çağına gelmedikçe mükellef sayılmamaktadır İslâm fıtratı üzere doğdukları için, o masumluklarını mahafaza etmektedirler

Peygamberimizin eşsiz şefkatim kız çocukları üzerinde de görmekteyiz İslâmdan önce kız çocuklarının Arapların gözünde hiçbir değeri yoktu Kız babası olmayı bir ayıp olarak görürlerdi "Falan adamın damadı demesinler" diye kızlarını evlendirmek istemez, diri diri toprağa gömerlerdi Bu vahşeti de atadan, babadan kalma bir âdet olarak görür, uygularlardı

İşte Peygamberimiz bu zavallı masumların böyle acımasızca öldürülmelerini büyük bir cinayet olarak görüyor, bu kötü âdetin bir an önce kaldırılması için mücadele ediyordu Kendisi kızların babası olmakla iftihar ettiği gibi, üç, iki veya bir kızı olup da onları büyütüp yetiştirenleri, İslâmî bir eğitim verenleri Cennetle müjdeliyordu

Peygamberimiz, huzuruna bir kız çocuğu gelirse ona yakın ilgi gösterirdi

Halid bin Said, Peygamberimizi ziyarete geldiğinde yanında küçük kızı da vardı Habeşistan'da doğduğu için, Peygamberimiz ona ayrı bir yakınlık gösterirdi

Çocuk kalktı, Peygamberimizin sırtında bulunan peygamberlik mührüyle oynadı Babası yanına çekmek istedi, fakat Peygamberimiz çocuğun kalbinin kırılmaması için babasına engel oldu

Bir seferinde Peygamberimizin eline işlemeli bir kumaş parçası geçmişti Hz Halid'in kızını çağırttı ve ona verdi, sevindirdi

• • •

Cemre o sıralar küçük bir çocuktu Babası alır, onu Peygamberimizin huzuruna götürür, der ki:

"Yâ Resulallah, şu kızım için Allah'a bereketle dua eder misiniz?"

Peygamber Efendimiz Cemre'yi kucağına oturttu, elini başına koydu ve bereketle dua buyurdu

• • •

Çocuklarına sevgi ve şefkat gösterenlerin mükâfatı daha dünyada iken veriliyordu Onlar hem çocuk sevme gibi bir lezzeti tadıyorlar, hem de Allah'ın rahmet ve sevgisini kazanıyorlar

Ebû Hüreyre anlatıyor:

"Adamın biri Peygamber Efendimizin huzuruna geldi Yanında da bir erkek çocuğu vardı Adam ikide bir çocuğu kucağına alıyor ve seviyordu Peygamber Efendimiz sordu:

"Bu çocuğa şefkat gösteriyor musun?"

"Evet, yâ Resulallah"

"Sen buna nasıl şefkat gösteriyorsan, Allah da senin şefkatinden daha çok şefkat eder"

Erkek ve kız çocukları arasında ayırım yapanları Peygamberimiz hiç hoş görmezdi Bu şekilde bir davranış sergileyenleri uyarır, hatalarını düzeltmelerini sağlardı Onun gözünde çocuğun erkeği kızı yoktu İkisi de şefkate ve sevgiye muhtaçtı

Enes bin Mâlik anlatıyor:

"Peygamberimizin yanında bir adam oturuyordu Bir ara adamın erkek çocuğu geldi Adam çocuğu aldı dizlerine oturttu Az sonra bir de kız çocuğu geldi Onu da yanına oturttu

"Peygamber Efendimiz adama sordu: "Niçin ikisini bir tutmadın?"

• • •

Peygamberimiz çocuklar arasında sevgide eşit davranılmasını istediği gibi, bağış, hediye, ikram ve hibe konularında da eşit davranılmasını isterdi

Numan bin Beşîr anlatıyor:

"Babam malından bir şeyler hibe etmişti Annem, 'Bu hibeye Peygamberimizi şahit tutmazsan kabul etmem' dedi

"Bunun üzerine bana yaptığı hibeye şahitlik yapması için babam beni alarak Peygamberimize gittik Durumu öğrenen Peygamberimiz:

"Başka çocukların var mı?' diye sordu "Babam, 'Evet, var' dedi

"Bütün çocuklarına aynı şekilde hibede bulundun mu?"

"Babam, 'hayır' dedi

"Allah'tan korkun, çocuklarınız arasında eşit davranın'

"Babam Peygamberimizin huzurundan çıktıktan sonra bana yaptığı hibeden vazgeçti"

Peygamberimizin kendi şahsında bu eşit davranışı daha açık görüyoruz İlk anda basit gibi görülse dahi, önemli ve kalıcı bir ölçü olması bakımından şu olay çok dikkat çekici

Hazret-i Ali anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz bize ziyarete gelmişti O gece bizde kaldı Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı Bir ara Hasan su istedi Peygamberimiz hemen kalktı ve su kırbasından bir bardak su aldı, çocuğa vermek için getirmişti ki, o sırada Hüseyin de uyandı Hüseyin bardağa uzandı ve su içmek istedi Peygamberimiz suyu Hüseyin'e vermedi, önce Hasan'a verdi

"Bunun üzerine Fatıma dayanamadı ve 'Hasan'ı Hüseyin'den çok seviyorsunuz gibi' dedi

"Peygamberimiz, 'Hayır, suyu önce Hasan istedi' buyurdular"

Baştan buraya kadar baktığımızda Peygamberimizin çocuklara ayrı bir önem ve değer verdiğini anlıyoruz, çocuk eğitiminde en faydalı ve pratik bilgileri ondan öğreniyoruz

İslâm dini, yetimlere iyi davranılmasını, onların mallarının korunmasına son derece önem vermiştir Kur'an-ı Kerîm'in 21 yerinde doğrudan veya dolaylı olarak yetimlerin gözetilmesi emredilmektedir Bu âyetlerden birisinde şöyle buyurulmaktadır: "Gerçek, yetimlerin mallarını haksız (ve haram) olarak yiyenler, karınlarına ancak bir ateş yemiş olurlar Onlar çılgın bir ateşe gireceklerdir" (Nisâ, 4/10) Bu âyetteki yetim malı yemekten maksat; onların mallarına sahip çıkmak, haklarını yemektir Yoksa, içerisinde yetim bulunan bir aileyi ziyarete gidildiğinde onların ikram ettiği bir şekeri almamak değildir Hz Peygamber de bir hadîsinde; yetim malı yemeyi insanı helâk eden yedi büyük günah arasında saymıştır (Buharî, Vesâya, 23)

Yetim, kendi malını idâre edemeyeceği için, onun mallarını vasîsi idare eder Onun şahsî işlerini ise velîsi yürütür Vasî, yetimin malından, maddî zararı kesin olan harcamalarda bulunamaz

Yetimler reşit olarak erginlik çağına ererlerse malları kendilerine teslim edilir Şayet erginlik çağına geldiklerinde kendilerinde mallarını güzelce idare edebilme yeteneği görülmezse, 25 yaşına varıncaya kadar kendilerine malları teslim edilmez Bu yaştan sonra artık kendi mallarını idare ederler

Yetim Malı Yemek

İslâm'a göre, yetim malı yemek kesinlikle haramdır ve büyük günahlardan birisidir Bu konuda açık ifadeleri bulunan bir çok âyet ve hadîs vardır İşte bunlardan bazıları şunlardır Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerîm'inde şöyle buyuruyor:

"Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar Zaten onlar, çılgın aleve atılacaklardır" (Nisâ, 4/10);

"Yetîmin malına yaklaşmayın, yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (onun malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir, onu uygun tarzda sarfedebilirsiniz); ölçü ve tartıyı tam adâletle yapın" (En'âm, 6/152)

Peygamber Efendimizi ise, bir hadîslerinde şöyle buyurmuşlardır: "Siz (fertlerin ve milletlerin mahvolmasına sebep olan) helâk edici yedi günahtan sakınınız!" Ashabı kirâm: "Yâ Rasûlüllah! Bunlar hangileridir?" diye sorunca, Peygamberimiz:

"Âllah'a şirk (ortak koşmak), büyü yapmak, Allah Teâlâ'nın öldürülmesini haram kıldığı kimseyi öldürmek-haklı olarak öldürülen müstesna-; tefecilik; yetim malı yemek; düşman ile savaşırken kaçmak; evli ve hiç bir şeyden haberi olmayan namuslu bir kadına zinâ isnâd ve iftira etmektir" buyurmuşlardır (bkz Riyâzü's-Sâlihîn Terc, III, 184)

Demek ki, yetim malı yemek, insanları ve toplumları mahvedici büyük günahlardan birisidir Akıl ve mantık ölçüsünde düşünüldüğü takdirde de, yetim malı yemenin ne kadar kötü olduğu açık bir şekilde anlaşılabilir Anası-babası ölmüş, küçük yaşta ve bakıma muhtaç bir vaziyette kalmış, henüz kendisine miras kalan malı çekip-çeviremeyecek durumda ve çaresiz bir yetimin malını yiyenlerin bu dünyada olmayacakları gibi, öbür dünyada da büyük cezaya çarptırılacakları âyetlerde ve hadîslerde açıklanmıştır

İslâm dîni, yetim malı yemek bir tarafa, aksine yetimlerin ve mallarının korunmasını emretmektedir Bu konuda da Allah Teâlâ Hazretleri şöyle buyurur: "Sakın öksüzü ezme, dilenciyi azarlama" (Duhâ, 93/9-10) Peygamber efendimiz ise, yetîmleri koruyan ve onların işlerini üzerine alıp yürütenler için şöyle buyurmuşlardır:

"Ben ve yetîmin işlerini deruhte eden kimse, Cennette şöylece beraber bulunacağız" buyurarak, şehâdet parmağı ile orta parmağını işaret ederek, aralarını ayırmıştır" (Riyâzü's-Sâlihîn Tercümesi, I, 308)

Yetim malı yemek ne kadar kötü ve büyük günah ise, onları korumak da o derecede sevaptır ve hayırlı bir iştir Onun için her insanın çevresinde bulunan yetim ve öksüzleri görüp gözetmesi ve kendi malına sahip olup, işletebilecek seviyeye gelinceye kadar onları koruması dînî ve aynı zamanda insânî bir görevidir

Selam ve dua ile
civciv06 bunu beğendi
yolcu isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklam
Cevapla

Etiket
çocuk, hadis, inanç, peyganber, yaşam
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dadı Çocuklarla Nasıl İlgilenmelidir ozgraksy Site Tanıtım 0 02-13-2013 13:15
Peygamber Efendimizin HadisLeri ResimLi EcRiN Dini Resim-Video 2 11-12-2012 13:02
Çocuklarla yolculuk Muhabir Kadın Dünyası 0 06-26-2008 17:20
AhiR ZaMaN HadisLeRi EcRiN Dua,Hadis,Ayet,İlahi 0 01-10-2008 23:23
ÇocuklarLa Gece Oynamayın *MasaL* Bebeğim Ve Ben 0 10-19-2007 13:51

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

Kuruluş : 08.10.2006
ForumSitesi.net Her Hakkı Saklıdır
Site ekle|Dizi film|Birseyler.de|vBulletin-Turko|

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,şikayetlerinizi Burdaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz.Not:Konu acil ise GÖLGE'ye forum üzerinden özel msj atınız. Mailimiz belli aralıklarla takip edilmektedir.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317